12 Ocak 2010 Salı

SONUNDA...

Doğa sporları ve özellikle dağcılıkla ilgilenenlerin efsane markası The North Face sonunda Türkiye'de... Gerçi resmen geleli 6 aydan fazla oldu sanırım ama benim ürünleriyle resmen haşır neşir olabilmem ancak dün itibariyle gerçekleşti.
Doğa sporları faaliyetleri için tasarlanan üst kalite sınıfında, sağlam, yüksek performanslı ve aynı zamanda da şık ürünlerin üreticisi the North Face aslında uzun zamandır Türkiye'ye gelmek istiyor, ancak telif hakları ile ilgili ilginç bir nedenden gelemiyordu. 4 yıl önce, dağcılık faaliyetlerimizin yoğun olduğu dönemlerde, ABD'ye giden bir arkadaşımız sayesinde önce bir adet içliğine, sonrada Alev'in Almanya hediyesi olarak getirdiği mucizevi "windstopper" ceketine sahip olabildiğim, birbirinden fonksiyonel ve zevkli diğer binlerce ürününü ise ancak web sitelerinden içimiz geçerek takip ettiğimiz The North Face'e ulaşmak artık çok kolay.
Haftasonu alışverişe gittiğimizde bir kaç ürününü Armada'daki Adventure Republic Mağazasında görmüştük. Turan Güneş Bulvarı'ndaki Kar Spor'da daha çok çeşit olduğunu duyduk. Dün ise iş için gittiğim İstanbul'da, işimin erken bitmesini fırsat bilip, The North Face'in Çırağan Oteli'ne çok yakın olan kendi mağazasında bir saatten fazla zaman geçirdim. Uçak yakalama derdim olmasa daha da kalırdım, o derece kendimi kaybettim:)

Hemen söyleyeyim: The North Face ucuz bir marka değil (en azından ABD dışında), ama kalite-konfor-fonksiyonellik-güvenilirlik-şıklık kategorilerinin hepsinden yüksek notla sınıfı geçen ve artık bir çeşit "fenomen" sayılabilecek bir marka için çok pahalı da sayılamaz. Şöyle örnekleyebilirim: Dağcılık için tasarlanmış özel teknik kıyafet ve ekipman haricindeki ürünlerinin fiyatları kabaca Nike-Adidas mağazalarındaki fiyatlar ayarında. Teknik kıyafet ve ekipmandaki fiyat farkına ise markadan çok, bu tür ürünlerde kullanılan özel malzeme (Goretex) sebep oluyor. Goretex kullanılan her malzeme markası ne olursa olsun zaten pahalıdır. Bu ara kur farkından dolayı Türkiye'deki fiyatları Avrupa fiyatlarından biraz daha hesaplıya geliyormuş. Kaldı ki buradan alacağınız her ürünün şıklığı yanında, aslında belirli ve çok etkili bir fonksiyonu daha var. Ve inanın hiç eskimiyorlar.

Mağaza yetkilisi ile de epey sohbet ettik. The North Face'in web sitesinde ya da kataloglarında yer alan ama kendi mağazalarında bulunmayan ürünleri de (acil istenenler dışında) ekstra maliyet yaratmadan, katalog fiyatına getirdiklerini söyledi. 2800'den fazla ürün çeşidi arasından mağazaya ürün seçmenin işin hem en zevkli hem de en zor kısmı olduğunu da ekledi:) Ana mağaza sadece İstanbul'da , fakat diğer illere bayilik şeklinde ürün veriyorlar. Sipariş üzerine her yere ürün de gönderiyorlar. İlgilenenler için The North Face Beşiktaş Mağazası'nın telefon numarası "236 32 08", mağaza sorumlusu ise Mahmut Bey.

İlk The North Face Seferimin ganimetleri güzel bir yazlık trekking pantalon ve çok şık bir siyah elbise [evet, "günlük hayatta da tarzımdan ödün vermem hocam" diyenler için bir de "outdoor casual" klasmanı var:)] oldu. Alev'e ise koşarken ya da dağda bayırda çok işine yarayacak, ter tutmayan bir üst aldım. Üstelik bunları numune reyonundan seçtiğim için özel bir indirimden de faydalandım. Daha ne olsun:) "NEVER STOP EXPLORING *" der, yazıyı bitiririm:)

(*The North Face'in sloganı)

30 yorum:

Brajeshwari dedi ki...

Darısı Lululemon'a...Yoga kıyafetleri istiyoruz...


iyi günlerde giyin...

Basak dedi ki...

Burcucum ben de Lululemon'ı bilmiyorum, hemen bakayım netten. Uzak doğu esintileri ile "women outdoor casual" konseptini hoş bir şekilde birleştirmiş bir marka var "prAna" diye,(www.rei.com'dan ürünlerini inceleyebilirsin), ben de adama "bir de onu getirseniz" dedim, o da not aldı, netten kendisine de gösterdim. Bakarsın onlar da kısa sürede kolay ulaşabileceğimiz hale gelirler. amin:)

mz dedi ki...

Bir de:
http://athleta.gap.com/

Alp ve Ege'nin Annesi dedi ki...

The North Face ya da Lululemon koskoca Tr'ye cok az, bence Istanbul'a en kocamanindan bir Intersport gelmeli...Böylece bizim Haglöfs'umuzu Tierra'mizin ve Hipe Peak Performans'imizin da kalitesini görurdunuz...Sevgiler Isvec'ten

Basak dedi ki...

MZ linke bakacağım, sen www.rei.com'u biliyor musun peki?

Alp ve Ege'nin annesi, Intersport gelmişti bir ara, 4-5 yıl sonra ismi değişti ama, bir de bahsettiğin markaları satmıyordu hatırladığım. Belki de isim benzerliği... Umarım hepsi gelir kısa zamanda.

HaNdE... dedi ki...

güle güle ...dağlarda bayırlarda temiz havalarda, uzun yürüyüşlerde, odun kırarken, yaprak toplarken giyin inşallahhh :))))

Basak dedi ki...

Amiiiiin Handecim:)

mz dedi ki...

REI cok sik alisveris yaptigim bir yer. Amerika'da yasadigim icin ulasmasi kolay oluyor. Athleta'dan aldigim seylerden de cok memnun kaldim. Simdilik sadece posta ile alisveris mumkun oradan.

Basak dedi ki...

mz tekrar yazmana sevindim. Dediğin linke baktım ve anladığım kadarıyla sadece abd içinde satış yapıyorlar:( Oysa atletha'nın çizgisini çok beğenip heyecanlanmıştım...

minimalist dedi ki...

bu markayı ilk kez duydum bu demektir ki doğa sporları ile hiç ilgim yokmuş :(( ne yazık !!!Paylaşımın için teşekkürler.

mz dedi ki...

Tuh ya. Ozur dilerim, dikkat etmeden gondermisim linki. :/ Ama yine de aklinizda olsun, belki yolunuz duser, belki biri size getirebilir ya da daha sonra Turkiye'ye de gonderimleri baslar.

Basak dedi ki...

MZ Türkiye'de biraz zor oluyor bu tür işler, ben de açıkçası daha için giyim kuşam getirtmeden online sipariş ile. Ama dediğin çok makul bir çözüm, eğer bir şeyi canımız çoook çekerse neden olmasın? Hem fena mı oldu yeni birşeyler öğrendik:)

handan dedi ki...

başak çım onaylamasan da olur yorumu;

http://handannkaleminden-handan.blogspot.com/2010/01/yagmur-abant-huysuz-hasta.html

haber vereyim dedim, ha bir de bişi daha diyecektim ama şimdi unuttum yaaaa du hatırlayınca yazarım

Selen Yavuzdogan dedi ki...

Goretex'le ilgili bir uyarıda bulunayım, Goretex kumaşları her türlü tekstil ürününde isteyen istediği gibi kullanabilir. Ancak Goretex'in etiketlerini ve garanti belgesini verebilmek için üreticinin Goretex'ten lisanslı olması gerekir. Bunun dışında üretilecek her ürün, piyasaya sürülmeden önce Goretex tarafından belirlenmiş test standardlarına ulaştığını belgelenmelidir. Bunun için de su geçirmez giysilerde içeride kullanılan teyplerin bile Goretex tarafından onaylanmış olması gerekir. Özellikle su geçirmez, dikişsiz ürünlerde çok dikkatli olmak lazım.
North Face iyi bir marka ama outdoorda en iddialı marka değil ve farklı teknik özelliklerde ve fiyat aralıklarında ürünleri var. O yüzden ciddi anlamda outdoor sporlar yapanların, Goretex lisanslı ürün almalarını tavsiye ederim. Satıcılar bu farkı bilir mi emin değilim ama özellikle içinde 13mm yada 8mm'lik teyp kullanılan ürünlerde çok dikkatli olmak gerekir.
Çok uzun oldu, neyse işte her Goretex'e kapılmayın, lisansını araştırın.

pisikopati dedi ki...

Saol Başak, bütün maaşı orada bırakırız diye her seferinde bir bahane bulup Burak'ı yoldan döndürüyorum artık senin bu yazını okuyunca ona bişey demeyi bırak kendim gidip delice alışveriş yapıcam:))))

Basak dedi ki...

Sevgili Selen bilgi için teşekkürler. bazı markaların bu yönden güvenilir olduğunu sanıyorudm, mesela North Face gibi?


Pisikopatim sen bi ziyaret et, illaki keseye uygun bi şey çıkar (özellikle numune reyonundan), bir elbise ve bir pantalona 150 tl ödedim misal, pahalı diyebilir miyiz??? ohhhh yooo :))) Ama iş deşip en makul-en zevke-bedene-keseye uygunu bulmak.

Selen Yavuzdogan dedi ki...

Merhaba Basak, North Face'in de pek cok marka gibi degisik kalite/fiyat segmentlerinde urunleri var. Goretex lisansli ureticiler cok kisitli sayida ve lisans zaten yuksek olan fiyati daha da arttiriyor, cunku isin icine test vs giriyor. O yuzden her markanin lisansli ve lisanssiz Goretex urunu vardir. Lisanssiz Goretex kalitesiz demek degil ama agir kullanim sartlarinda fark gorulebilir. Kayak falan tarzi aktivitelerde farkedilmese de, yuksek performans gerektiren aktivitelerde rahatsizlik yaratabilir. Dedigim gibi ozellikle dar seamsealing tape kullanilan urunlerde cok dikkatli olmak lazim, su sizintisi olabilir. Cunku bu islem icin kullanilmasi gereken makina az bulunuyor. Ureticiler kalin teyp icin kullanilan makinede seamsealing islemini yapiyorlar genelde ve bu kullanimda sorun cikarabiliyor. Lisansli urunlerde buna cesaret edemiyorlar, cunku test ve garanti proseduru cok kati.

Cok uzattim gene, yazacak cok sey var aslinda ama ozetle son kullanici olarak siz kullanim alanina gore karar vermelisiniz urunde aradiginiz ozelliklere. Cidden dagcilik icin kullanacaksaniz Goretex lisansli urun almalisiniz bence.

Bu arada North Face ulasilabilir fiyatlari ve yaygin dagitim agi oldugu icin populer olsa da, eger outdoor alaninda ciddi birseyler ariyorsanir Mammut, Haglofs ve Arc'teryx markalarina bakmanizi tavsiye ederim.

Basak dedi ki...

Selen uzat uzatabildiğin kadari çünkü verdiğin bilgiler çok faydalı. Saydıklarından ben sadece mammut'u biliyorum.

Selen Yavuzdogan dedi ki...

Aslında çok detay var ama nasıl özetlemek lazım bilemedim. Dikişlerin sızdırmazlığına dikkat etmek gerek, özellikle astarsız ceketlerde.

Bunun dışında dolgulu ürünlerde Primaloft dolgusu en kalitelisi, bunu da etiketlerden görebilirsiniz. Eğer kaz tüyü dolguluysa kaz/ördek tüyü oranına bakmak gerek. Kaz tüyü oranı ne kadar yüksek olursa ısı yalıtımı o kadar iyi olur.

Tasarımı ve kullanılan aksesuarlar çok önemli. Kapuşon ayarı gibi tüm ayarların tek elle yapılabilir olması gerekir. Aksesarların da dayanıklığına dikkat etmek gerek.

İnce ceketlerin koltuk altı ve sırt gibi yoğun terleme olan bölgelerinde su almayacak şekilde havalandırma olması gerekir.

Eğer ciddi anlamda dağcılık yapacaksanız, bazı gereçler için özel bölmelere ihtiyacınız olabilir. GPS bölmesi gibi.

Outdoor ürünlerin arkasında çok ciddi ve uzun bir araştırma, geliştirme ve test süreci var. Fiyatlar da o yüzden o kadar yüksek. Ama kalite gerçekten çok önemli çünkü dağın tepesinde yaşanacak herhangi bir problem çok ciddi sonuçlar doğurabilir.

Bu arada benim verdiğim bilgiler tamamen teorik. Bir kere dağa tırmanmışlığım yoktur. O yüzden bu ürünleri farklı şartlar altında kullananların tecrübeleri daha değerli olabilir.

Basak dedi ki...

Selencim dediklerin teorik olsa da hepsi doğru, biz pratiğini yaptık söylediklerinin çoğunun tırmanırken.

Selen Yavuzdogan dedi ki...

:)
Bu arada yazdıklarımı okudum da sanki North Face o kadar iyi değilmiş gibi bir izlenim vermişim sanırım. Kesinlikle niyetim o değil, North Face'in çok kaliteli, fonksiyonel ve dayanıklı ürünleri var. Sadece farklı segmentte ürünleri olduğu için, uygun fiyata kapılmayın, özelliklerine dikkat edin demek istemiştim.
Sizlere keyifli, güvenli tırmanışlar!

akugur dedi ki...

Arkadaşlar mrb, ben dağcılığa yeni başlamış biriyim ekipman marka ve teknolojikonusunda tereddütlerim var,her alışveriş yaptığım yer farklı bilgiler veriyor özellikle tırmanış ve kamp tecrübesi olan kişlerden bilgi rica ediyorum..

Basak dedi ki...

Merhaba Akagur;

Sorunun cevabı çok uzun aslında. Kendi tecrübelerimizden bazı bilgileri seninle paylaşmak istiyorum: Kamp ve özellikle tırmanışta giyim ve malzeme ile ilgili en ama en "önemli" özellik bunların su sızdırmayan, teri de tek taraflı olarak dışarı verebilen malzemelerden yapılmış olmaları. Bu da, en azından şu anda, bu malzemelerin (özellikle dış katman giysi ile botların) "GORETEX" denen bir tekstilden yapılmasını gerektiriyor. "Goretex XCR" bu tekstşlin en güçlü, en dayanıklı formu. Benzer isimlerle benzer tekstil ürünleri var ama bildiğim kadarıyla hiç biri GORETEX'in kalitesini geçmiş değil. Yukarıdaki yorumlar arasında Selen'in bu konuda yazdıklarını da okumanı tavsiye ederim, çok faydalı bilgiler var orada da. Bu konu çok önemli çünkü, doğada karşılaşılabilecek en önemli sorun ve hayat tehdit edici risklerden biri "üşümek" ve onun sebep olduğu "hipotermia" dır.

Botların ise tabanlarının "vibram" denilen malzemeden yapılmış olması önemli. Vibramın dereceleri var, yumuşak outdoor/trek faaliyetleri için ince ya da orta taban yetebilirken, tırmanışlarda özellikle sert taban tercih edilir. Taşlık ve kayalık seminlerde ayak güvenliği ve kayma düşmeyi engelleme açısından bu önemli bir detay. Üstü de yukarıda yazdığım gibi Goretex olmalı ki tek taraflı geçirmezlik sağlasın. Bizim botlarımız, (Ertuğrul Melikoğlu'nun öğrencisi olduğumuzdan) onun kendisinin de kullandığı ve bize de tavsiye ettiği "La Sportiva Makalu", pahalıdır ama Ağrı ve Kilimanjaro tırmanışlarımızda farkını ortaya koymuştur. Hatta daha yüksek dağlarda da aynı performansı gösterdiğini Ertuğrul'dan ve daha yükseklere giden arkadaşlarımızdan biliyoruz. Bu konuda benim tecrübeme özellikle güvenebilirsin, çünkü ben sanırım dünyanın en çok üşüyen insanlarından biriyim:)

Yukarıda belirttiğim su geçirmeme-çabuk kuruma özelliği kullandığın her şey için geçerli olacağından, doğadayken iç ve ortak katman giysiler ile çoraplarda da kesinlikle pamuklu ve yünlü giysi kullanmaktan kaçınmak gerekiyor. Çünkü bunlar çabuk kurumaz, su tutar, ne olduğunu anlamadan hipotermia sınırına getirebilir adamı. Sentetik iç ve orta katman giysi kullanmak gerekiyor. elastin, polar vs. şimdilik aklıma gelenler bunlar.
Sevgiler

akugur dedi ki...

Mrb başak hnm ekipman hakkında yaptığınız yorumlar için gerçekten çok teşekkür ederim,dediğiniz gibi bu konu çok uçsuz bucaksız.ben size ekipmanlarımı yazsam yorum yapabilirmisiniz.başlangıç olarak ayakkabı north face (http://www.thenorthface.com/webapp/wcs/stores/servlet/ProductDisplay?productId=38741&storeId=207&catalogId=10201&langId=-1&from=subCat&parent_category_rn=11706&variationId=E22) linkteki ni aldım, polar olarak yine nortface wındwall tech. ürünü mont olarak north face hyvent tech. ürünü (%100 su ve rüzgar geçirmez) bu goratech in yeni versiyonuymuş.çoğu kişi bu ürünlerin yeterli olacağını söyledi ama konuştuğum bazı dağcı arkadaşlar yürüyüşler de hafif ve rüzgar geçirmez olduğundan yeterli olacağını ama mutlaka kaz tüyü mont almam gerektiğini söylediler. çanta olarak deuter 65+10 pro contact tercih ettim.esas tereddüt de kaldığım uyku tulumu north face 1 kg ama -24 e kadar geçerli hannah nı uyku tulumu 2 kg ama -32 ya kadar dayanıklı siz uyku tulumu ne kullanıyorsunuz? çadır olarak zaten herkes aynı markayı kulanıyor north face :-)) kusura bakmayın baya uzun oldu.....

Basak dedi ki...

Akugur; konunun uzmanı gibi ahkam kesmem doğru olmaz, ben ancak kendi teccrübemi paylaşabilirim. Ayakkabı ve malzemelerin tırmanış için şimdilik geçerli temel standartlardaki (goretex tekstil, vibram taban) malzemedense sorun yok. Polarların da uygun görünüyor. Bir de niye kaz tüyü mont? Benim bildiğm kaz tüyü mont çok ağır kış tırmanışı yapılacak veya 6000'den daha yüksek dağlar için gerekli. Örneğin 2 yıl önce 7000'lik Aconcagua tırmanışı için Arjantin'e giden arkadaşlarımız kaz tüyü mont ve tulum da almıştı (şart olduğu için). Böyle bir niyetin yoksa, şimdiden bunu alman pahalı bir yatırım olabilir ama tabii kaz tüyünü günlük hayatta da kullanabilirsin. Seçim senin.

Sırtta taşıyacağın malzemenin ağırlığı ve hacmi önemli. Gereksiz yük taşımak istemeyiz. İnan bana, büyük dağlardaki expedisyonlarda minicik sırt çantan bile bir süre sonra zorlayabiliyor. 2 kg bana ağır geldi. Ama bizimkilerin markasını da ağırlığını da hatırlamıyorum şu an, Alev'e sorayım ya da malzemeyi çıkarıp bakmalıyım. Bizim çadırımız yok, hep Explorer'dan temin ettik çadırı. Ama alırsak biz de Nort Face alacağız.

akugur dedi ki...

saol başak zaten öenmli olan deneyim paylaşmak bnm ki daha çok trekking ve dağlarda kamplama üzerine,walla gözüm epey bi yükseklerde olduğu için ekipman olarak max. seviyeye çıkmak için uğraşıyorum.sizler günü birlik tırmanış faaliyeti ağırlıklı gidiyorsunuz galiba,bi tulum olayında sıkıntım kaldı ona karar veremiyorum bu arada selen eğer bu konuda bilgin varsa yardım lütfenn :-)))

Basak dedi ki...

Yatırımını kademe kademe de yapabilirsin, tırmanacağın yüksekliğe göre. Ama tabii tercih senin. Tulum için bizimkilerin markasını öğrenip sana bildireceğim, biz Ağrı ve Klimanjaro'daki performanslarından memnun kaldık. Ha bir de ince şişme mat tavsiye ediyorum.

akugur dedi ki...

saol basak ilgin için teş. ederim ağrı da memnun kaldığın uyku tulumunun markası merak ettim gerçekten. şişme mat ne ? ilk defa duydumm

Basak dedi ki...

pardon, marka bilgisi veremedim, uyku tulumu ortada bir yerde değil, o yüzden yerinden çıkarıp bakmayı ihmal ettim. Yalnız bilinen bir marka değil, sadece iyi kalite kaz tüyü idi, onu hatırlıyorum, yine de baktığımda paylaşırım.

Şişme mat dağda bile hemen hemen ev yatağına yakın konforu yakalaman için, ayrıca klasik mata göre çok daha küçük hale geliyor sönünce, taşınması da çok kolay oluyor. bizim ki 3 cm kalınlığında, dağ için 8yük açısından) yeterli, ama kamp için daha kalınları da var, tam ev ayatağı gibi:)

Selen dedi ki...

Gecen gun aldigim bir egitimde ogrendigim bir bilgi bana hemen bu yaziyi hatirlatti. Goretex’i o kadar ovdukten sonra bu bilgiyi de paylasmam gerektigini dusundum. Yorum yapamiyorum fazla cunku elimde yeteri kadar veri yok. Ancak Goretex kumasin membran kisminda kanserojen PFOA maddesi bulunmus. Hatta Amerika’da Goretex’e ve DuPont’ta acilmis davalar varmis. PFOA maddesi ise „muhtemelen kanserojen“ kategorisinde yani kesin bir bilgi yok zarari hakkinda ama 100% insan yapimi, dogal olmayan bir kimyasal oldugu biliniyor. Goretex su anda bu PFOA’nin muadili bir kimyasal bulmak icin calismalar yurutuyormus ve 2015’e dek bu maddeyi kullanmayi tamamen birakacagini aciklamis. Bu membran kismin deriye temas etmemesine dikkat etmek gerek.

Biz ise marka olarak Goretex kumastan yaptigimiz ceketleri test ettigimizde bazilarinda hic PFOA bulamamisiz, bazilarinda da cok cok dusuk miktarlarda bulmusuz. Test sonuclari herhangi bir sonuca ulasacak bir tutarlilik gostermedigi icin Goretex kullanmaya devam ediyoruz ama cilde temasini onlemeye calisiyoruz. Sizlerin de bilgisine.

Bir onemli konu da Nano partikullerle ilgili. Son zamanlarda pek cok kumasa nanopartikullerle bazi ozellikler kazandiriliyor, burusmazlik apresi, ter kokusu yapmayan antibakteriyel, hatta aloevera gibi pek cok kimyasal 100 nanometreden kucuk parcaciklarla kumasa isleniyor. Ancak cok onemli bir konu var ki bu partikullerin insan vucuduna etkisi bilinmiyor. Bu parcaciklar cok kucuk oldugu icin deri uzerinden vucuda girebiliyor ve bu konuda pek cok suphe olmasina ragmen yeteri kadar calisma yok. Ozellikle antibakteriyel ozelligi yuzunden katilan gumusun cok zararli olabilecegi dusunuluyor. Bu tur urunler alirken uzerinde NANO yazisi gorurseniz uzak durun. En dogal ve saglikli antibakteriyelin gumusten yapilan X-Static ipligi oldugu, kimyasal yada molekuler bir islemden gecmedigi icin guvenilir oldugu dusunuluyor.