14 Temmuz 2010 Çarşamba

GEMİDE - I

Bu yıl tatilimizin bir kısmını farklı bir şeyi denemeye ayırdık: Gemi seyahati ya da sosyetik tabiriyle “Cruise”. Alev’i [kendisi “gemi seyahati=emekli tatili” denklemine inanmış bir insan(dı)] ikna edemediğim için bugüne kadar denememiştik. Yakın arkadaşlarımız taa kış aylarından bu işe soyununca da haliyle pek ilgilenmedik (ben ilgilendim de, Alev hiç oralı olmadı). Sonra Alev bir gün bana “hazır ol, haziranda biz de o gemiyle gidiyoruz” dedi. Alev’in bu hayret verici hızlı ikna oluşun da sanırım son dönem bir miktar bozuk olan moralimi düzeltme isteği vardı ve işe yaradı tabii.

Arkadaşlarımız zaten aylardır bu organizasyonu yapıyorlardı, biz de dahil olunca dağ tırmanışlarımızdan sonra hayatımızda yapacağımız en fazla “ön hazırlık” gerektiren seyahat türü olacağını anladık. Bunda tabii bineceğimiz geminin “dünyanın en büyük 3. gemisi” olması etkiliydi sanırım. Bineceğimiz gemi Royal Caribbean’a ait. Royal Caribbean dünyanın en büyük cruise gemilerinin sahibi olan meşhur bir Amerikan denizyolu acentası. Ben şahsen Kuşadası’nda büyürken sık sık Kuşadası limanına gelen devasa gemilerini “ah o gemide ben de olsaydım” diye iç çekerek izledim. Şimdi onlardan biriyle seyahat edecek olmak gerçekten heyecan vericiydi.

Gemimizin adı “Navigator of the Seas”. İsim annesi Steffi Graf’mış (evet, meşhur teniççi olan). 14 katlı , devasa bir yapı. İçinde gerçekten yok yok: Ankara’dakilerden daha büyük tiyatro salonu, buz pateni pisti, kütüphane, kumarhane, kaya tırmanışı duvarı, onlarca restoran ve bar, disko, spor salonu, kilise, spa, havuz, hatta adı “5th Avenue” olan bir sokak... Tam anlamıyla orta ölçekte bir şehir. 3000 yolcu kapasiteli ve 1000 küsür de mürettebatı var. Bir kaç yıl önce kardeşim bu gemiyi Kuşadası limanına geldiği bir seferinde gezmiş, anlata anlata bitirememişti.

Gemi 6 Haziran, Pazar günü Roma – Chivitta-Veccia limanından yola çıkacak ve “Genova – Toulon – Barcelona - Palma de Mallorca – Sardinya –Roma” rotasını izleyecek. İlk ve özellikle son gün uzun seyir nedeniyle gemide en uzun geçireceğimiz zamanlar, o yüzden gemi imkânlarından sonuna kadar faydalanmak için de birer fırsat.

Amerikan sistemi hiç bir şeyi şansa bırakmaz, her şeyin bir sistematiği vardır. Aynı mantık gemi seyahati için de geçerli. Royal Caribbean’ın web sitesine girdiğinizde bir gemi seyahatine gidecekseniz neler yapmanız gerektiği neredeyse dünyanın toz bulutu olduğu zamanlardan başlayarak (abarttım, farkındayım) anlatılıyor ve bu durum önce sizi bir miktar ürkütüyor, “tatile mi çalışma kampına mı gidiyorum?” diye düşünmekten alamıyorsunuz kendinizi. Biraz okuyunca, bu bilgilerin büyük çoğunun sistem dahilinde düşünmeye programlı Amerikan insanına hitap ettiğini anlıyorsunuz. Çünkü sitede mesela “gemi seyahatine gitmeden evde yapılacaklar (doğal gazı ve su vanalarını kapadığınızdan emin olunuz, evin yedek anahtarını komşuya bırakmak acil durum anında faydalı olabilir...)”, “kamarada bavulunuzu nereye koymalısınız” türünden bize gayet absürt görünen dünya kadar gereksiz bilgi de mevcut. Diğer yandan, bir kısım bilgi seyahatinize sorunsuz başlayıp devam etmeniz için hakikaten önemli.

Gemiler uluslararası hukukta hangi ülkenin bayrağını taşıyorsa o ülkenin toprağı sayılıyor. Seyir halinde olduğu süre boyunca da bir tür “devlet” olduğunu rahatlıkla varsayabilirsiniz. 1. Kaptan “devlet başkanı”dır ve nikah kıymaktan, gemide huzursuzluk çıkaranı hapse atmaya ve hatta ilk limanda gemiden indirmeye kadar pek çok olağanüstü yetkisi vardır. Uyulması gereken sıkı güvenlik kuralları da vardır haliyle.

Gemi bu kadar büyük olunca neyin nerede olduğunu, yolunu yordamını bilmek, hatta gemiye nasıl bineceğiniz bile önemli hale geliyor. Zira hepsi, önceden bilmemeniz halinde olay mahalinde size ciddi zaman kaybettirebilir. Örneğin; seyahatten önce “online check-in” yapmazsanız, bu en iyi ihtimalle gemiye binişte size 1 saat zaman kaybettirecek demektir. Elbette dünyanın sonu değildir. Diğer taraftan, üşenmeyip online check-in’ini yapıp bu sayede gemiye erken binen yolcular çoktan mayolarını giymiş, havuz başında ilk içkilerini yudumlarken, siz hala binlerce kişiyle birlikte gemiye binmek üzere limanda bekliyor olacaksınız. Tercih meselesidir:) Aynı şekilde; gemi kurallarını, ödediğiniz ücretin karşılığında neler alabileceğinizi, ekstra hizmetlerin neler olduğunu ve tarifelerini, gemiye nelerin getirilebileceği veya getirilemeyeceğini, neyin nerede olduğunu gösteren gemi krokisini, uğranacak limanlarla ilgili bilgileri, bahşiş kurallarını vb. yi bilmek de gayet yararınıza olacaktır. Royal Caribbean bunları bilmemekten doğabilecek olası sorunları web sitesinde “ölümüne” detay bilgi sunarak çözmüş. Size düşen biraz zaman ayırarak, dersinizi iyi çalışmak. Biz de dersimizi iyi çalıştık. Bu dev geminin sefasını maksimum seviyede sürmek ve tüm imkânlarından lâyıkıyla faydalanmak istiyorsanız, seyahat öncesi bu ön çalışma pek faydalı oluyor. Biz faydasını gördük nitekim.

Bu seferki seyahat arkadaşlarımız, ben ve Alev dışında, 6 yetişkin ve 6 yaşında bir çocuk [ama ne çocuk, süper bir sehayat arkadaşı çıktı kendisi:)]. İki arkadaşımız ve sevimli oğulları İstanbul’dan katılıyor, kalanlar Ankara’dan.
Alev herzamanki gibi kamera arkasında olduğu için burada tek eksik o:)

Keyfe düşkün insanlar keyif vaadeden her fırsatı değerlendirme konusunda da bir tür yeteneğe sahip oluyorlar. Veya her ana herhangi bir şekilde keyif unsuru katmak gibi bir dürtüleri oluyor. Ekibimizin “ehl-i keyif” olduğu da şüphesiz. Bu nedenle daha yola çıkmadan bu seyahatin keyif dozajını daha daha nasıl arttırabiliriz diye düşünmeye başladık. Ne de olsa gemi Pazar günü yola çıkacak , oysa bizim daha değerlendirmemiz gereken bir Cuma ve Cumartesimiz de var. Keyif de katsayı artışı şu güzel planla sağlandı: Cuma gecesi saat 20.00 civarında Ankara Garı’ndaki Gar Restoran’da buluşulur, tren vakti gelene kadar yenilir, içilir. 22.30’da yataklı trene binilir, hemen tren restoranına gidilir içkiler eşliğinde sohbetlere devam edilir. Tıngır mıngır sallanarak çekilen güzel bir uykunun sonunda sabah İstanbul’a ulaşılır. Grup burada şimdilik kaydıyla ikiye ayrılır. Başak ve Alev ekibimizin İstanbul ayağı Betül, Alişan ve tatlı oğulları Erim’in evlerine giderken, diğer grup (Suat, Özge, Güçlü ve Murat) Suat’ın İstanbul’daki evine giderler. Bir kaç saatlik dinlenmeden sonra tekrar biraraya gelen ekibimiz önce Beylerbeyi Sarayı’nı gezmeye, akabinde Kanlıca’da yoğurt ve daha ilerleyen saatte de boğazdaki İskele Restoran’a balık yemeye giderler. Roma uçuşunun sabahın kör vakti olması sebebiyle birbirlerinden ve muhabbetten zar zor ayrılarak, evlere uyumak ve sabah havalimanında görüşmek üzere ayrılırlar. Sabah sorunsuz bir uçuşla önce Roma’ya, sonra önceden ayarladığımız özel araçla geminin kalkacağı Chivitta Veccia limanına ulaşırlar. Ve Navigator of the Seas’in limandaki güzel silüetini görünce hepsi tatlı bir heyecana kapılırlar.

Navigator of the Seas limanda yeni yolcularını beklerken

18 yorum:

Kara Kalem dedi ki...

Sevgili Başak

Kendim ve özellikle Miroş adına, bu güne dair olan, o sevgi dolu inceliğinden ötürü sana çok teşekkür ederim.

Sevgilerimizle

Miroş ve Babişkosu :)

zehra16 dedi ki...

daha çok fotograf görmek güzel olur :)

Basak dedi ki...

Sevgili Zehra, yazıyı yine bölümler halinde hazırladım, daha çok fotoğrafın olacağı diğer bölümler sırada. Gezi yazısı gerçekten daha çok foto istiyor.

Alev dedi ki...

Başak
nasıl güzel anlatıyorsun. Bayılıyorum okurken. bu dizi beni çok heyecanlandırdı. Keyifle takip edicem. Sevgiler...

Basak dedi ki...

Alevcim okuyucuya böyle hissettirebilmek yazan kişinin amacı, ama asıl okuyucu bunu böyle hissettiğini söyleyince daha mutlu olunuyor. Çok teşekkür ederim.

JTB (JourneyToBlue) dedi ki...

başakcım heyecanla beklediğim yazı dizisine sonunda başlamışsın:)

ben fena kilitlenmiş durumdayım bu aralar, anca gördüm yazını. pazartesi eski tempoma dönüyorum sanırım:)

eline sağlık. ama evet, daha çok foto lütfen:)

Basak dedi ki...

Dilara hoşgeldin. Evet, foto sayısı artacak. Ben de mini tatilinin hikayesini merak ediyorum:)

deniz dedi ki...

eveet ben de bekliyordum nihayet başladın.. merakla bekliyorum diğer bölümleri :)Zerrin

Ashley dedi ki...

:) Çok güzel dimi gemilerde olmak ? Bende dünya turu yapan bir aile ile onların Catamaranlarında kalmıştım uzun süre.Ne güzelde yazmışsın bizlerde gidelim isterdim ama nerdeeee ?

minimalist dedi ki...

gerçekten ben de şimdiden heyecanlandım sanki o gemide ben de olacakmışım gibi :)) büyük bir heyecanla gezi sonrası detayları beklemedeyim; iyi eğlenceler...

Mehmet Vuran dedi ki...

Bir yolcu gemisiyle, ben de Ege adalarını gezmek istiyorum. Bakalım gerçekleşir mi? Sizin gezinizi takip etmek de çok güzel olacak. Bekliyoruz :)

Basak dedi ki...

Zerrincim en azından gemi kısmı hazır, ardından gezdiğimiz yerleri anlatacağım. Fazla baymadan tabii:)

Ashley, güzel kız; dur bakalım? Sen daha kaç yaşındasın daha?:)) Çok daha güzellerini yapacağın upuzun bir hayat var önünde, hiç merak etme.

Minimalist detaylı anlatıyorum ki gemi seyahti düşünene yardımcı olsun. Gidecek olursan her tür klavuzluk hizmeti bizeden:)

Mehmet Bey; gemiyle Yunan Adaları turunuzun gerçekleşmesi ihtimali çok yüksek. Kuşadası'ndan her hafta 4 gece-5 günlük yunan adaları turuna çıkan bir gemi var, fiyatları gayet uygun. Gidenler memnun dönüyor, bilginiz olsun:) Sevgiler

afrodelfino dedi ki...

eline sağlık başakcım, sayende bu harika tatilde yaşananlar her daim elimizin altında hazır bulunacak! devamını bekliyoruz, bakalım daha neler neler olmuş :))

Basak dedi ki...

Afrocum akşam görsellerde de görüşmek üzere::)

ZeynepA dedi ki...

vallahi, sizden uzaklarda yaşayan bir arkadaşınız olaraktan :) ben de merakla bekliyorum ayrıntıları.
Ha, bu arada benim Nisan ayında gördüğüm tur bu değilmiş. Ben de size güvenmiştim. Nasılsa sizde bilgileri vardır diye... Nasıl bulacağım acaba ben o turu!? Sen arkadaşlardan gelecek feedbackler bu doğrultuda olursa bana aktar olmazsa. Seneye için ben acayip göz diktim o tura çünkü! Ama bizimki muhakkak çoluk çocuk tonbalaklı olmalı :) Ha, istesek başka var mı sanki bunun :D

Basak dedi ki...

Zeyno o turu bilmiyorum ama bu gemiyi ve rotayı tavsiye ederiz. Sanırım hepsinde aşağı yukarı prosedürler aynıdır zaten.

ramazan dedi ki...

Harika , bizim gibi bu tür yolculuklara çıkma imkanı olmayanlar , buradan bu yolculuğu izliyoruz. Gönlünüze sağlık.

Gizem de Brx. dedi ki...

simdi gemi dizisi yazilarini okudum, cok ozendim. insallah biz de yapabiliriz