5 Ekim 2010 Salı

ROMA

Gladiators I salute you:)

Gemimizin son durağı Roma ile ilgili yazmaya bir türlü elim gitmedi. Çünkü ne yazarsam yazayım, bugüne kadar hakkında milyonlarca yazı yazılmış olduğundan emin olduğum böyle bir şehir için yeterli olmayacak, hele bizim gibi sadece bir gün geçirenin ekstradan söyleyebileceği ne olabilir? Zaten en tipik turistik rotalardan biri olarak, buray görmemiş olanımız azdır. KabahaT bizde ki bu kadar geç gittik. “Barselona çok mu farklı sanki, orası için 3 bölüm yazmıştın” diyecekleriniz olabilir. Haklısınız ama kardeşim bu da ROMA yani... Antik dünyanın en önemli imparatorluğunun başkenti, o zamandan bu zamana da tarih ve sanat sahnesindeki ağırlığını zerrece kaybetmemiş, hatta tuttuğunu altın eden İtalyanlar sayesinde değerini daha da arttırmaya devam etmekte olan bir şehir, bir tarz, bir kültür...

Çocuklar için üç boyutlu Roma tarihi kitapları


Kısıtlı vakitte “Roma deyince akla ilk gelenler” şeklinde bir gezi programını buraya daha önce de gelmiş olan Özge ve Güçlü yaptı. Gemimizi tura başladığımız liman olan Roma-Chitta Veccia limanında sabah 10 sularında terkedip, daha önce Suat’ın internet üzerinden ayarladığı minibüsle yaptık Roma turumuzu, akşamki uçak saatimiz gelen kadar keyifle gezdik.

Listemizde San Pietro Meydanı, San Pietro Bazilikası, antik Roma şehri kalıntıları ve yanındaki muhteşem yapı Collesium, Popolo Meydanı, bizim “Aşk Çeşmesi” diye bildiğimiz Trevi Çeşmesi, İspanyol Merdivenleri ve Pantheon var. Ama bu mekanları ne görsel olarak anlatmaya ne de bende hissiyatı tasvir etmeye “çabalamaya” hiç niyetim yok. Çünkü samimiyetle söylüyorum ki ne desem yetersiz ve bayat olacak. Roma’ya sebil tur var, gayet ekonomik. Kendi gözlerinizle görmek inanın daha pratik bir çözüm, zaten görmediğiniz kabahat:) Ama madem hakkında yazı yazıyoruz ve bu yazıyı yazmadan da serinin sonunu getiremeyeceğim, o zaman kendi görüşümü şöyle özetleyeyim: Roma bence insanlık tarihinin, onlarca yüzyıllık birikimini “toplu halde” en güzel şekilde yansıtan şehir. Bu birikim din, inanç, kültür, estetik, sanat, siyaset, devlet yönetimi, moda, mimari, yemek gibi insanlığın yarattığı değerlerin hepsini ve zaman içinde geçirdikleri evrimi kapsıyor. Ben şahşen San Pietro Bazilikası'nı gördükten sonra kilise-katedral gezme defterini kapattım. Kendi kategorisinde "ultimate" denecek cinsten bir mekan (eh, Katoliklerin "kâbesi" diyebiliriz buraya, olsun o kadar, değil mi?), bunun üstüne daha 1000 kilise görseniz artık estetik ya da ruhani bir tat almazsınız.

San Pietro Meydanı

Trevi Çeşmesi'ne çıkan sokaklardan birinde, eski bir mahzenden bozma olduğunu anladığımız, kendi halinde, ama kendi halindeliği bile estetik olan bir restoranda klasik İtalyan yemeklerini tattık. İtalya'nın rahat düşkünlüğünün Roma'da tavan yaptığını bir kez daha müşahade ettik: Saat öğlen 2'yi gösterdiğinde artık Allah gelse yemek siparişi veremeyebilir, ki şehrin en turistik ve kalabalık yerinden bahsediyoruz. O derece. Panik halinde, saatin 2 olmasına dakikalar kala yiyebileceğimizden fazla yemeğin siparişini verdik. Hiç birini de ziyan etmeden bitirdik. Saat 2'de ise garsonlar restoranın kapısını kilitlediler ve kendilerine ziyafet sofrası kurdular:)

Vatikan'ı koruyan İsviçreli Muhafızlar

Roma Parlementosu

İspanyol Merdivenleri

Roma'ya defalarca gitseniz yine gitmek isteyeceğinizi düşünüyorum. Gitmeden mesela "Melekler ve Şeytanlar" filmini de izlemek, işin içine gizem , gerilim, macera unsurları da katacağından hoş olabilir:) Ayhan Sicimoğlu boşuna 3 bölüm ayırmamış Roma’ya, gidince daha iyi anladık:)
Antik Roma'nın kalıntıları

Pantheon
(Seyahat boyunca gözlüklerimi sadece Roma'da takma ihtiyacı hissettim, ihtişamını net görebileyim diye:)

16 yorum:

serpil dedi ki...

kısaca ölmeden mutlak görün diyorsun yani:)

minimalist dedi ki...

2007'dki gezimizde ancak 1 gün kalabilmiştik Roma'da.. ve ben daha sonra vır vır konuşmuştum. "Romayı tam olarak yaşayamadım bennnn" diye...Haklısın ve resimleri görünce o zamanki harika anlar canlandı gözümde.

Red Riding Hood dedi ki...

Sen uğramayınca uzun süre, ben gelip bakayım dedim yine. İyi eğlenceler ,çok şanslısın çook. Gezmek gibisi varmı ?

Ayazma dedi ki...

Ben de gidicem! :)
Gelecek bahar programıma alıyorum! Nitekim yazın Antalya'yı aratmıyormuş..

Basak dedi ki...

Zaten denize de çok yakın. Çok keyifli bir şehir.

emelda dedi ki...

merhaba..:)))
tamamen tesadüfen "sonraki blog"u tıklayarak sizin blogunuzu keşfettim. hemen eşime gönderdim,hepsini okuduk.biz de gezmeyi çok seven yay-akrep burcu 13 senelik evli bir çiftiz.mavi yolculuk ve cruise gezisi gibi tereddüt ettiğimiz pek çok konuyu blogunuzda bulduk.pek çok gittiğimiz yeri de tekrar sizin gözünüzle okuyup ortak noktaları keşfettik. güzel rotalar size ve bize...:))))))))))))

Basak dedi ki...

Emalda tanıştığımıza sevindim, senin de blogger olma zamanın gelmiş bence (linkin olmadığı için yaptım bu yorumu). Hem kişisel arşiv oluyor hem de okuyucularla güzel paylaşımlara vesile...

Basak dedi ki...

Emalda tanıştığımıza sevindim, senin de blogger olma zamanın gelmiş bence (linkin olmadığı için yaptım bu yorumu). Hem kişisel arşiv oluyor hem de okuyucularla güzel paylaşımlara vesile...

Hiç kimse dedi ki...

Oleey. Ben bu yaz Roma'daydım ya. Şahane ötesi bir yer, Martin Mystere çizgi romanında gibisiniz resmen. Şahane.

Basak dedi ki...

Martin Mystere'i bilmiyorum, pek merak ettim:)

pisikopati dedi ki...

bişey söylememe gerek var mı sana bilmiyorum Başakçığım..ancak dünyada İstanbul'dan sonra yaşamak istediğim tek şehir desem anlarsın sen beni..öpüyorum:)))

Uma dedi ki...

Beni butun bu yazdiklarinin disinda etkileyen seyler de sunlardi;
-Motordan inip, kaskini cikarip, aynaya bakarak sacini super kotunun arkasindan cikardigi tarakla tarayan erkek
- bir baska motorun arkasina binmis dopiyesli ama yirtmaci boyle yukari kadar giden kadin
- french manikurlu copcu kadinlar
Daha bu kadar bakimli insani bir arada gormemistim :)
Allah'tan sonrasinda Assisi'ye gittik de ben bu soktan cikip sakinlesebilmistim :)) Bir daha yolunuz duserse St Francis'e de bir yolculuk yapin Roma'dan trene binip :)
Askla...

Basak dedi ki...

Psicim ben İstanbul'un da önüne koyabilirim sanki. Ha benim için bir de Londra öyledir.

Uma çok güzel tamamlamışsın. Estetik sanırım İtalyanların geninde var. Sen bir de Milano'yu gör dediler bu şıklık, estetil, bakım konusunda. Yolumuzun tekrar düşmesi en büyük dileklerimizden biri. bakalım...

saripapatyam dedi ki...

Basak ne guzel yerler gezmissiniz! Bizimle paylastıgınız icin cok tesekkurler. Hangi tur ile gittiniz? Hangi sirketleri tavsiye edersin? Ben Turkiyeye geldigimden beri hic bir tur sirketi ile gezmedim. Tavsiyelerinizi bekliyorum. Sevgiler...Seda

Basak dedi ki...

Sarıpapatya gemi organizasyonu için acenta (Golden Bay di galiba) kullandık sadece. Bugüne kadar hiç bir turla bir yere gitmişliğim yok, tabii zaman zaman dağ-doğa faaliyetlerini yaptığımız Explorer hariç.

elifaltug dedi ki...

Yazdiklariniz cok guzel, Roma'yi harika tarif etmissiniz. Burada yasayan biri olarak cok gercekci buldum.
Arkadaslarinizi ve yazinizi okuyanlari Roma'daki pansiyonumda agirlamak isterim.
Bana mynameiselif@yahoo.it adresinden ulasabilirsiniz.
Sevgi ile.