29 Mayıs 2009 Cuma

YUNAN ADALARI - 2 : YUNANİSTAN'IN UZAK UCU


Her sene gitmezsek eksiklik hissettiğimiz güzelim Akdeniz kasabası ("şehri" mi demeli?) Kaş’ın karşısındaki minik Meis Adası’nı (resmi adı “Megisti”, daha çok bilinen adı İtalyanca “kırmızı kale” anlamında “Castellorizo veya Kastelorizo”) bilirsiniz. Bilinir de pek gidilmezdi. Ama Meisliler, ana karadan en uzak Yunan Adası olduklarından, önemli ihtiyaçlarını karşılamak için sıkça Kaş’a gelirler. Bahsettiğim vize kolaylığı sayesinde bu sene de biz ziyaret ettik bu şirin adayı.

Bir defa Meis hakikaten küçük, hele ki şehir merkezi hepten küçük bir ada. Gerçi, 2. dünya savaşından önce çekilmiş fotolarından bir zamanlar tüm yamaçlarının evle dolu olduğu anlaşılıyor, hatta nüfusu 12.000 civarıymış o zamanlar, ama şimdi durum farklı.

Meis Limanı ve Sahil Yolu

Eylül’ün son günlerinde gittiğimiz için ada hayli ıssızdı, yine de bize tam bir huzur duygusu verdi. Bir de Yunanistan ve adalarında bize pek aşina olmayan “siesta” kültürü var. Kimsenin daha fazla kazanma derdi olmadığından, günün en sıcak saatlari olan 13.00 -18.00 arası hemen her yer kapanıyor. Bu da “ıssız” görüntüsünde etkili.



Tepelerde yeni oluşturulmaya çalışıldığı belli olan orman alanları var henüz bodur çamlarıyla, fakat genelinde çorak olduğu izlenimini veriyor... Diğer taraftan, sokaklarda ve bahçelerde Akdeniz’e has bitkilerin hepsini bol miktarda görmek mümkün. En güzeli ve azmanları begonvillerdi, daha önce görmediğim renklerini gördüm burada.


Meis Market

Evlerin hepsi iki katlı taş binalardan oluşuyor, irili ufaklı... Çoğu eski, bir kısmı ise eskinin aynısı şeklinde yapılmış veya yapılmakta olan yeniler. Belirgin özellik, evlerinin hepsinin yakın zamanda tadilattan geçirilmiş olması. Bu halleriyle adeta film seti için özel hazırlanmış “şirin Akdeniz köyü” dekorunu hatırlatıyorlar. Nitekim Gabriele Salvatores’in Oscar ödüllü şahane filmi Mediterraneo ' da bu adada çekilmiş. Film çekildiğinde ada henüz bu denli kapsamlı restorasyona girmemiş, filmde bayağı eski, döküntü bir yer olarak görüyorsunuz. Oysa şimdi öyle değil, elden geçmemiş hiç bir ev kalmamış.

Mediterraneo filminde tam bu binanın önünde çekilmiş bir sahne var

Yine, öğrendiğimize göre Yüzbaşı Corelli’nin Mandolini romanınındaki hikayenin (evet, hikaye gerçek, ben de yeni öğrendim) gerçekte geçtiği ada da burasıymış.






Mahsun ve yalnız görünse de, çok sevimli, temiz, insana güzel duygular hissettiren bir yer. Benim çocukken Söke’den , Kuşadası’ndan ve özellikle halamın yazlık evinin olduğu Kadınlar Plajı’ndan çok aşina olduğum ev manzaraları vardı burada... Okul bahçesinde oyun oynayan çocuklar acaba şanslı olduklarının farkında mıydılar? Veya bir adaya tıkılıp kaldıklarını mı düşüneceklerdi biraz daha büyüyünce? Muhtemelen, çoğunun yaptığı gibi, kara Yunanistan’ına atacaklardı kapağı, “buralarda hayat yok” diyerek...



Tenefüs...

Bu adalarda, çok küçük çocukken Söke’de, Kuşadası’nda hissettiklerime benzeyen duyguları hissettim. İlginç bir tecrübe oldu bana. Yabancı bir ülkeden çok, vatan toprağı ve “aşinalık” hissini veren çok fazla imge ve obje vardı buralarda...





Meis sanıyorum Yunanistan’ın Türkiye’ye en yakın olan adası aynı zamanda. Kaş’tan Meis’i “yakındaki küçük bir ada” gibi algılıyorsunuz, nokta gibi görünür hakikaten. Ama Meis’e gittiğinizde, Meis’te neden in-cin top oynadığını ve Türklere karşı pek de huzurlu olamadıklarını anlayabiliyorsunuz: Türkiye’nin uzanan kolları Meis’i çepeçevre sarmalamış, adeta adada değil de Türkiye’de bir yerdesiniz gibi algılıyorsunuz. Çok enteresan bir durum, çünkü dediğim gibi, Kaş’tan bakınca bağımsız bir adacık gibi görünüyor Meis, içindeyken ise Türkiye’nin parçası gibi...

Burada yaşayanların gerginlik hissetmemeleri mümkün değil bu durumda. Her Türk –Yunan gerginliğinde “başı ilk sıkışacak ada” olma özelliği o kadar bariz ki:) Bu tabii adanın nüfusunun azlığını da rahatça açıklıyor. O kadar az ki, Yunan hükümeti adada yaşamaya talip olanlara para veriyormuş orada ikameti devam ettirebilmek için.


Bir daha gelirsek bu otelde kalalım...


Ada zaten epey el değiştirmiş: İlk başta Osmanlı –İtalya arasında, sonra İtalya-Türkiye arasında ve en sonunda, 2. dünya savaşından sonra Paris’te imzalanan anlaşma ile tamamen Yunanistan’a verilmiş. Kaş’ta duyduğum fakat henüz araştırıp gerçekliğini teyit edemediğim bir bilgiye göre, bu anlaşmaya göre, eğer adanın nüfusu 400’ün altına düşerse, tekrar Türkiye’ye geçecekmiş. İşte bu yüzden Yunanistan hükümeti bu adada nüfusun azalmaması için çaba sarfediyor, adada yaşamayı kabul edenlere ev tahsis edip maaş bağlıyormuş. Kayıtlara göre şu anda adanın nüfusu 406 kişi:)

Tabii ada uzak, ada cidden ıssız, ada çorak, ada her an Türkiye’nin kolları arasında boğulma tehdidi altında. Kolay kolay kimse “ben de burada mutlu mesut yaşarım” demez. O nedenle nüfusun ağırlıkla yaşlılardan oluşmasına ve bazıların bir miktar milliyetçi olmasına şaşmamalı:)



Yassak Komşi:)

11 yorum:

Abi dedi ki...

ne güzel yerler buraları yaw..

Basak dedi ki...

Sorma Abi, harbiden güzel...

Kadir dedi ki...

Kaş'a gittiğimizde bizde günü birlik Meis'e geçmek istemiştik ama vize problemi yüzünden gidememiş.. Bir schengen vizesine sahip olduğumda ilk gitmeyi düşündüğüm yerlerden birisi meis...bakalım ne zaman kısmet olurda gezeriz...

Tüm ada yazılarınız süper olmuş yine, elinize sağlık..

Basak dedi ki...

Kadir bey çok naziksiniz, çok teşekkür ederim. Biz de senelrdir aynı gerekçe ile gitmemiştik. Fakat Schengen vizesi bu işi bir ölçüde kolaylaştırdı. Tabii olması gereken vize ihtiyacının hiç olmaması ama bu hakkı sömürenlerin yarattığı durum yüzünden olan bizim gibilere oluyor...

nurdan dedi ki...

Fotoğraflar harika... her birini çerçeveletip asmak istiyorum...

Basak dedi ki...

Nurdancım ben sana orjinallerini veririm, eğer istersen.

cem dedi ki...

bu adayı Ayhan Sicimoğlu'nun programında izledim. internette araştırınca sizin yazılarınıza rastladım. okuyunca daha çok bilgiye sahi oldum bunun için size teşekkür ederim önümüzdeki yaz bu adaya gitmek için şimdiden vize işlemlerine başlasam iyi olucak galiba :)

Basak dedi ki...

Sevgili Cem;

Schengen vizesi yunan adaları için işini görür. Çok beğeneceğinden eminim:)

cem dedi ki...

bilgilendirdiğiniz için teşekür ederim. vize başvurumu yaptım inşalla bir sorun çıkmaz da bu yaz bende gidip, bize fiziken yakın ama ruhen uzak olan o güzel yunan adalarını Simi ve Meis'i gezebilirim.

ibrahim dedi ki...

merhaba, benimde bir sorum olacak, bilginiz varmı bilmiyorum ama araştırmama rağmen sağlıklı bir bilgiye ulaşamadım, şu an itibariyle adalara günübirlik geçişler vizesiz yapılabiliyor mu? yani ben şimdi kaş'a gidip -abi ben bi meise geçip gelicem- diyebiliyormuyum :)

Basak dedi ki...

İbrahim bey;

Böyle deniyor ama yakın çevremde bu şekilde gidip geleni henüz duymadım. O yüzden kesin bir cevap veremiyorum:(